İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Karikatürlerle Sultan II. Abdülhamid: Propaganda ve Gerçek Arasında Bir Padişah

PDF İndir

KRONİK KİTAP, İSTANBUL 2022, 304 SAYFA, ISBN: 978-975-2430-74-7

Agah GÜRTÜRK*

Tarih yazımında hak ettiği ilgiyi göremeyen tarihî karikatürler, Necmettin Alkan’ın ‘’Karikatürlerle Sultan II. Abdülhamid: Propaganda ve Gerçek Arasında Bir Padişah’’ adlı eserinde kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Kitap, özellikle Alman, Fransız, İngiliz ve Rus dergilerindeki Sultan II. Abdülhamid ve dönemi hakkında önemli karikatürleri okuyucuyla buluşturmaktadır. Özellikle Türkiye’de bu tarz çalışmaların pek yaygın olmaması, bu kitabı önemli kılan hususlardan biridir. Bu çalışmada Alkan, çeşitli yabancı dergi ve kaynaklardan istifade etmek suretiyle Sultan II. Abdülhamid’in Batı dünyasındaki algısını somut bir biçimde gözler önüne sermektedir.

Eser, giriş ve sonuç bölümleri haricinde on bir bölüme ayrılmıştır; Birinci bölüm: ‘’Karikatürün Tarih Araştırmalarındaki Yeri: Tarih Hakikaten Karikatür Tadında Polemikçi Semboller Üretmek’’ İkinci bölüm: ‘’Osmanlı Devleti ve Sultan II. Abdülhamid: Hasta Adam’dan Kızıl Sultan’a ‘’ Üçüncü bölüm: ‘’Sultan II.Abdülhamid’in Reformları: Ciddiye Alınmayan Faaliyetler’’ Dördüncü bölüm: ‘’1877-1878 Rus Harbi’nden Berlin Kongresi’ne: Rusların Elinden Alınan Av’’ Beşinci bölüm: ‘’Balkan Sorunu: Söndürül(e)meyen Yangından İş Çıkaranlar’’ Altıncı Bölüm: ‘’Girit Olaylarından 1897 Yunan Harbi’ne: ‘Yaşlı Adam’ Avrupa’nın ‘’ Afacan Çocuğu’na Karşı’’ Yedinci bölüm: ‘’Ermeni Meselesi: Anadolu’da Direnen ‘Hasta Adam’ın ‘Kızıl Sultan’a Dönüşmesi’’ Sekizinci bölüm: ‘’Türkiye ve Avrupalı Büyük Devletler: Paylaşılamayan Miras ve Halledilemeyen Şark Meselesi’’ Dokuzuncu bölüm: ‘’Sultan Hamid ve Jön Türkler: Devlet ve Anayasal Yönetim İçin Mücadele’’ Onuncu bölüm: ‘’1908 Jön Türk İhtilali: Hürriyetle Gelen Barış ve Sevinç’’ On birinci bölüm ise : ‘’31 Mart Vak’ası: Yeni Türkiye’de Başa Dönüş’tür’’. Bu on bir bölüm, Sultan II. Abdülhamid’in hüküm sürdüğü süreci, karikatürler aracılığıyla okuyucuya eğlenceli ve anlaşılır bir dille anlatmaktadır.

Eserin birinci bölümünde, öncelikle çizim yapmanın insanlık tarihinde ne zaman ortaya çıktığı ve ilk örnekleri ele alınmaktadır. Ardından ‘karikatür’ kelimesinin kökeni ve sözlük anlamına değinilmektedir. Söz konusu yaklaşım, konunun kavranmasını kolaylaştırmakta; aynı zamanda ana meselenin doğuşu ve anlamı üzerinden değerlendirilmesine zemin hazırlamaktadır. Daha sonra, ilk karikatür çizimlerinin nerede ortaya çıktığı ve karikatürün milletler arasındaki önemli rolü ele alınmıştır.

İkinci bölümde ilk olarak, Fransız ‘Le Charivari’ dergisinde yayınlanan bir karikatüre yer verilmiş ve bu karikatür aracılığıyla İngiltere’nin Osmanlı karşısındaki tutumu yansıtılmak istenmiştir. Alkan, karikatürdeki çizimleri tasvir ederken özellikle makas figürüne dikkat çekmiş ve sanki daha önce Sultan Abdülaziz’e uygulanan senaryonun Sultan II. Abdülhamid’e de uygulanabileceğini, karikatür üzerinden okuyucuya aktarmıştır (s.23). Daha sonra, sırasıyla ‘Kladderadatsch’, ‘Der Floh’, ‘Kikeriki’, ‘Die Bombe’, ‘Ephyra’, ‘Le Petit Journal’, ‘Le Lire’, ‘Tokmak’, ‘Le Rire’, ‘Lustige Blätter’, ‘Mucha’, ‘Daoul’ ve ‘Karagöz’ dergilerindeki bazı karikatürlere yer vererek, bölüm başlığında ele alınan konuyu farklı ülkelerde çizilmiş karikatürler aracılığıyla açıklamaya çalışmıştır.

Üçüncü bölümde özellikle Osmanlı Modernleşmesi üzerinde durmuş ve yer verdiği Türk,Avusturya,Alman,İngiliz,Fransız menşeili dergilerdeki karikatürler ile bu konuyu Avrupa basını gözünden tasvir etmeye çalışmıştır. Bu bölümde yer alan en önemli karikatürlerinden biri ‘’Le Charivari’’ dergisinde 1877 yılında yayınlanan ‘’Ayı ile Paşanın Oyunu’’ adlı çizimdir (S.60). Bu çizimde üstünde ‘’anayasa’’ yazan bir ağacın üzerine tırmanmış paşa üniformalı biri ve onu yakalamak için aşağıda bekleyen bir ayı çizimi yer almaktadır. Alkan, bu karikatürü Türkiye’nin anayasal yönetime geçişini, Rusya’nın olası saldırısından kurtulmak amacıyla yaptığı bir manevra olarak değerlendirmektedir. Alt yazıda da belirtildiği üzere, karikatürde paşa olarak tasvir edilen kişinin, ayıdan kurtulabilmek için üzerine ‘anayasa’ yazılı ağaca tırmanması ve sıkıca sarılması, Türkiye’nin 1877–1878 Rus Harbi öncesinde, 23 Aralık 1876 tarihinde Kanun-i Esasi’yi ilan ederek Avrupalı diplomatik çevreleri etkilemeye ve muhtemel bir Rus saldırısını önlemeye çalıştığını simgelemektedir. Dolayısıyla, yönetim değişikliğinin bir zorunluluk değil, Rus korkusundan kaynaklandığı iması verilmektedir (s.60).

Dördüncü bölümde öne çıkan konu, Osmanlı Devleti’nin 1877–1878 yıllarında Rusya ile yaptığı savaş ve sonrasında 1878 yılında gerçekleşen Berlin Kongresi’dir. Bölümde, özellikle Alman dergilerinde yayımlanan karikatürlere yer verilerek bu olaylar ele alınmıştır. Bu bölümde öne çıkan karikatürlerden biri ise ‘’ Rus İstanbul’da: Ayasofya Camii’nin kubbesine Haç’ı dikerken ayağı kayıp aşağı yuvarlanıyor’’ isimli karikatürdür (s.77). Alkan, söz konusu karikatürü özetle şu şekilde değerlendirmektedir: Karikatürde, Rusya’nın 1877–1878 savaşında İstanbul’a yaklaşabilmesine rağmen İngiltere’nin tepkisiyle geri çekilmesi ve Ayasofya’yı kiliseye dönüştürme planının gerçekleşememesi anlatılmaktadır (s.78).

Beşinci bölümde, Sultan II. Abdülhamid dönemi için en önemli hadiselerden biri olan Balkan sorunu, karikatürler aracılığıyla ele alınmıştır. Berlin Kongresi sonrasında şekillenen yeni dünya düzeni, en çok Osmanlı Devleti’ni etkilemiştir. Bu bölümde özellikle karikatürler, Osmanlı Devleti’nin Balkan coğrafyasındaki hakimiyetinin nasıl şekilleneceği ve Avrupalı devletlerin Osmanlı’nın bu tutumuna vereceği tepkilerin dönemin çizimlerine nasıl yansıdığını vurgulamaktadır.

Altıncı bölüm belki de bu kitaptaki en önemli konulardan biri olan Girit Olayları ve 1897 Yunan Harbi’ni başlıca Alman, Fransız ve İngiliz dergilerindeki karikatürler aracılığıyla ele alınmıştır. Bu karikatürler arasında öne çıkan ‘’ Der wahre Jacob’’ adlı dergide yer alan ‘’Hilalin Altında: İki kerata kavga ederse, namuslu insanlar kafalarından olurlar’’ isimli karikatürdür (s.117).

Yedinci bölümde, hem Sultan II. Abdülhamid dönemi hem de Osmanlı tarihi açısından en önemli konulardan biri olan ve günümüzde hâlâ tartışılan Ermeni Meselesi ele alınmıştır. Özellikle bu bölümdeki karikatürlerde, Batılı devletlerin Ermenilere verdiği destek ve Osmanlı Devleti’nin bu durum karşısında aldığı kararlar vurgulanmıştır. Yazar, söz konusu karikatürleri dönemin şartları çerçevesinde, tarihsel empati ile inceleyerek yorumlamıştır.

Sekizinci bölümde, Avrupa’nın büyümüş, gelişmiş ve dünya üzerinde hakimiyet kurmuş devletlerinin Osmanlı Devleti karşısındaki tutumu, toprakları üzerinde yürüttükleri planlar ve özellikle Osmanlı tebaası içindeki Hristiyanları bu emellerine alet ederek amaçlarını gerçekleştirme çabaları, karikatürler aracılığıyla ayrıntılı bir biçimde betimlenmiştir.

Dokuzuncu ve onuncu bölümlerde, Osmanlı tarihinin son dönemlerinde ortaya çıkan Jön Türkler ile Sultan II. Abdülhamid arasında yaşanan mücadeleler, özellikle Türk dergilerinde yayımlanan karikatürler aracılığıyla tasvir edilmeye çalışılmıştır. Alkan, bu dönemle ilgili olarak hem bu çalışmasında hem de diğer çalışmalarında önemli tespitlerde bulunmuştur.

On birinci bölüm, aynı zamanda kitabın son bölümü olup, Sultan II. Abdülhamid’in Osmanlı tahtından indirildiği 31 Mart Vakasını karikatürler aracılığıyla ele almıştır. Bu olayın sonucunda Sultan II. Abdülhamid Selanik’e sürgüne gönderilmiş ve yönetimi İttihatçılar devralmıştır. Bölümde yer alan yerli ve yabancı dergilerin karikatürleri, özellikle bu döneme ilişkin olarak Avrupalı devletlerin bilinçaltlarında yatan eğilimleri gözler önüne sermektedir.

Sonuç olarak Necmettin Alkan’ın ‘’Karikatürlerle Sultan II. Abdülhamid: Propaganda ve Gerçek Arasında Bir Padişah’’ adlı eseri, tarih camiasında genellikle dili ağır ve yorucu olan diğer Sultan II. Abdülhamid çalışmalarından farklı bir nitelik taşımaktadır. Alkan, eserinde karikatürleri yalnızca görsel bir unsur olarak değil, aynı zamanda tarihsel birer kaynak olarak kullanmakta ve bu yolla okuyucuya hem keyifli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunmaktadır. Eser, Sultan II. Abdülhamid ve onun dönemine dair en önemli bilgileri sade ve anlaşılır bir dille aktarırken, aynı zamanda söz konusu dönemin siyasi, sosyal ve kültürel arka planını da görsel malzemeler aracılığıyla desteklemektedir. Bu yönüyle eser, Osmanlı tarihinin en karmaşık ve tartışmalı dönemlerinden birine ışık tutarken, Batılı devletlerin Sultan II. Abdülhamid ve Osmanlı Devleti hakkındaki algılarını karikatürler üzerinden gözler önüne sermektedir. Ayrıca, tarih yazımında uzun süre ihmal edilmiş olan karikatürlerin birincil kaynak değeri taşıyabileceğini göstermesi bakımından literatüre önemli bir katkı sunmaktadır. Dolayısıyla, Alkan’ın çalışması hem akademik titizliği hem de anlaşılır üslubu ile alanında özgün ve öncü bir eser olma özelliği taşımaktadır.